RSS / XML
$1.7635
€2.3015
IMKB59,552
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 07 Eylul 2010, SALI 22:02:01 tarihnde eklendi. 56 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bostan "Üniversite Çalışanları Zekata Muhtaç Hale Getirildi"

Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı M.
 Bostan
Hanefi Bostan, "Hükümet, üniversite çalışanlarını zekata muhtaç hale getirdi" dedi.
Bostan tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Hükümet bu sene de birkaç yeni devlet üniversitesinin kurulması için kolları sıvadı; Beyazıt Üniversitesi (Ankara), Bursa Teknik Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Erzurum Üniversitesi, Uluslararası Antalya Üniversitesi. Böylelikle son üç veya dört yıl zarfında kurulan devlet üniversitesi sayısı elliye dayanmış olacak ki, vakıf (aslında çoğunluğu özel) üniversiteleri ile birlikte
ülkemizdeki toplam üniversitesi sayısının ikiyüze yaklaşacağı anlaşılıyor. Haydi, hayırlısı olsun diyelim. Olsun; ama yeni üniversite açmak yüksek öğretimin hangi derdini hallediyor? Kaç kişi bunun üzerinde kafa yoruyor acaba? Mutlaka bunu çok ciddi bir mesele olarak kabul eden ve üzerinde düşünen, yazan birçok insanımız var elbette; ama Hükümet'in hiç mi hiç düşünmediği apaçık meydanda. Öylesine meydanda ki, yarım bir bakışla bile fark edilebiliyor, hiç mi hiç düşünmediği" denildi.
Eleştirilerinin nedenlerini sıralayan Bostan, "Şöyle ki, Hükümet, bir üniversitenin kuruluş kanununu çıkarıp temelini attıktan veya ilk açılışını yaptıktan sonra ilgisi sönüyor ve adeta o üniversiteyi unutup kaderine terk ediyor, başka bir yeni üniversite kurmayı planlamaya başlıyor. Gerçek şu ki, Hükümet için yeni üniversiteler kurmak, yüksek öğretim konusundaki beklentileri politik yatırıma dönüştürmekten pek de fazla bir anlam ve değer taşımıyor. Öyle olmasaydı, her şeyden önce, üniversite mezunu
işsizlerin sayısının çığ gibi büyümesi karşısında harekete geçerdi. Bir yandan okullarımızdaki öğretmen açığı 200 bini aşmışken diğer yandan öğretmen alımının kısılması sonucu 340 bin genç öğretmenimizin, elinde diploması ile işsiz kalmasını önlemek gibi. Ancak, bütün bunlar Hükümet indinde kayda değer bir ehemmiyet taşımıyor" dedi.
Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı M. Hanefi Bostan, "Kaldı ki üniversite demek, her şeyden önce, diploma veren değil, bilimsel araştırma yapan çok komplike bir kurum demektir; yani, üniversite demek, önce ve yine önce bilim demektir, yani, bilim adamı demektir, kongre demektir, bilimsel toplantılar demektir, kütüphane demektir, laboratuar demektir vesaire" ifadelerini kaydetti.
Bostan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün bunlar ise milli gelirden yüksek oranda pay ayrılması demektir. Ama bunların hiçbirisi yeter miktarda yok, ancak kıt kanaat var ki kıt kanaat imkanlar da, bilim ve teknoloji üreten ülkelerin dünyanın önde giden ülkeleri olduğu çağımızda Türkiye'nin bu önder ülkeler arasında yer almaması demektir. Evet; üniversite demek, öncelikle öğrenci değil, bu saydıklarımızdır ve hepsinin başı da nihayet gelip insana dayanmaktadır. Bilim üretecek olan insana, yani bilim insanına veya diğer adıyla bilim
adamına. Bu da demek oluyor ki, Üniversite demek, Bilim İnsanı Merkezli kurum demektir, halbuki şimdi üniversitelerimiz öğrenci öerkezli kurumlara, yani, öğretim yapan ve diploma veren kurumlara dönüştürülmüştür."
Konuyu bir "facia" olarak değerlendiren Bostan, "Bu bir faciadır; çünkü kendi kendimize yalan söylemeyelim. Bilim insanının ikincileştirildiği bir kurumun adı belki her şey olabilir, ama asla üniversite olamaz. Hükümet'in bütün üniversite politikasının siyasi rant üzerine kurulu olduğu, üniversitenin belkemiği olan bilim insanlarına reva gördüğü muameleden de açıkça belli; hesap kabaca şu: Akademisyen sayısı nereden baksanız öğrenci sayısının en fazla onda biri bile değil; o hâlde akademisyeni değil de
diploma alacak öğrenciyi ve dolayısıyla da öğrenci ailelerini, üniversite açılacak şehirlerde oluşacak ticaret ve arsa rantlarından pay kapanları memnun etmek siyasi bakımdan daha kârlıdır. Öyle ise, akademisyenleri ve üniversitelerde çalışan idari personeli hiç görmesek de olur" diye konuştu.
Bostan, "Öyle olmuyor mu nitekim? Aynen öyle oluyor! Öylesine aynen öyle oluyor ki, bırakınız akademik araştırma imkânlarını, günümüzde akademisyenlik, yani bilim adamlığı, meslek geliri açısından en itibarsız mesleklerden olmuştur" diye devam eden Bostan, "Bir kere, ta bundan sekiz sene kadar evvel, 2002 senesinde, geçici diye alınan ama sağlamca yerleşen bir hükümet kararnamesi ile profesör ve 1nci derecedeki doçentler '1nci sınıf', diğerlerinin tamamı '2nci sınıf' yerine konmuş, aralarındaki maaş
farkları çok açılmıştır. Bugün bu açık büyüyerek devam ediyor" ifadelerini kullandı. Bostan şöyle devam etti:
"Nitekim profesörler yani '1nci sınıf öğretim elemanları', ancak ve o da zar-zor, Ağustos 2010 itibariyle dört kişilik bir aile için 3 bin TL olan Yoksulluk Sınırı'nın bir miktar üstünde bir maaş almaktadırlar, diğerlerinin tamamının maaşı ise, bu sınırın altındadır. 18 yıldan beri görev yapan 3/8'deki bir yardımcı doçent aile yardımı ve iki çocuk parasıyla birlikte tamı tamına 2100 TL, 5. Derecedeki 8 yıllık bir araştırma görevlisi de 1681 TL ile hem ailesini geçindirmek ve hem de ilmi araştırma yapmak
zorundadır. Üniversitelerdeki idari personele gelince bunların tamamına yakını açlık sınırındaki bir maaşa talim etmek zorunda bırakılmışlardır. Nitekim 80 TL'lik Ek Ödeme ve Çocuk Yardımı hariç 14/3'deki bir memurun şu anda 1199 TL olan maaşı, 2011 yılının Ocak ayında 1246 TL, 2011 yılının Temmuz ayında da 1295 TL'ye yükselecektir. 9/2'sindeki memurun şu anda 1203 TL olan maaşı 2011 yılının Ocak ayında 1251 TL, 2011 yılının Temmuz ayında ise 1301 TL olacaktır. Bu ne demektir biliyor musunuz, ey Hükümet ve
ey Milletim? Bu, zekat kabul edecek seviyeye düşürülmek demektir. Bu ne demektir biliyor musunuz, ey Hükümet ey Milletim? Bu, bu memlekette bilim insanı olmanın suç teşkil etmesi demektir."
Üniversite hocalarının zekata muhtaç hale getirildiğini savunan Bostan, "Şimdi, tam da milletin önünde bol keseden hamaset nutuklarının atıldığı bu günlerde, şu meseleyi, bir de biz milletimize soralım önce; her önüne gelen yerde üniversite açan, üniversitelerden mezun gençlerin beyaz yakalı işsizler ordusuna kaydolmasına sebebiyet veren, aylık 500 TL'ye ücretli öğretmen çalıştıran, çocuklarınızı teslim ettiğiniz üniversite hocalarını zekata muhtaç hale getiren, orta sınıfı çökertirken türedi bir üst
sınıf oluşturan Hükümet'e ne diyeceksiniz" dedi.
(AS-AS-OK-Y)
 Bostan
ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
Son Haberler World News mobilya
ANKET
12 Haziran Seçimlerinde Hangi Partiye Oy vericeksiniz?
AKP
CHP
MHP
DİĞER
OY KULLANMIYCAM
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu
Kredi Haber Bülteni Mortgage Kredisi : İpotekli konut kredisi olarak açıklanabilecek mortgage kredisi, uzun vadede düşük ödemeler ile konut finansmanını sağlayan bir kredi modelidir. Değişik ihtiyaçlara göre farklı pekçok türevi bulunmaktadır. Arsa Kredisi: Arsa ve bahçe finansmanını için kullanabileceğiniz bir bireysel kredidir. Ofis / İşyeri Kredisi: Ofis, işyeri, imalathane satın almak üzere kullanabilceğiniz bir bireysel kredi türüdür. Nakit/ İhtiyaç Kredisi : Nakit ihtiyaçlarınızı karşılamak için kullanabileceğiniz bir bireysel tüketici kredisi’dir. Banka’dan banka’ya farklı vadeler olmakla beraber 60 ay vadeye kadar kullanılabilmektedir. İpotekli İhtiyaç Kredisi : Bir gayrimenkulun ipoteği alınarak kullandırılan bireysel finansman kredisi’dir. Banka’dan banka’ya farklı vadeler olmakla beraber 240 ay vadeye kadar kullanılabilmektedir. Mesleki İhtiyaç Kredisi : Serbest meslek sahiplerinin (Doktor, Avukat, Mali Müşavir, Eczacı, Noter, vs.) mesleki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullandırılan bir bireysel tüketici kredisi’dir. 60 ay vadeye kadar kullanılabilmektedir. Eğitim Kredisi : Eğitim ihtiyaçlarının okul masraflarının kaşılanması için kullandırılan bir bireysel tüketici kredisi’dir. Banka’dan banka’ya farklı vadeler olmakla beraber 60 ay vadeye kadar kullanılabilmektedir. Evlilik Kredisi : Evlilik ve düğün masraflarının karşılanması için kullandırılan bir bireysel tüketici kre
© Copyright 2010
Her hakkı saklıdır.